KÖDER’den İletişim Fakültesi’ne Anlamlı Ziyaret
Eklenme Tarihi: 20 Şubat 2026, 10:19

Kıbrıs Kadın Öyküleri Derneği (KÖDER) Başkanı Şenay Ekingen ve Yönetim Kurulu üyeleri, Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni ziyaret ederek akademik iş birliği ve uluslararası açılım konularında önemli temaslarda bulundu.

Prof. Dr. Fevzi Kasap, İletişim Fakültesi Dekanı olarak dernek heyetini makamında ağırladı. Görüşmede, KÖDER’in yürüttüğü bellek çalışmaları, arşiv üretimi ve kültürel miras odaklı projeleri ele alınırken, iki kurum arasında sürdürülebilir iş birliği olanakları değerlendirildi.

Kadın Hafızasına Adanmış 50 Yaşam Öyküsü

Kıbrıs Türk toplumunda iz bırakan, rol model ve kanaat önderi kadınları tarihsel bağlamı ve dönemsel süreçleri içinde araştıran KÖDER, bugüne kadar 50 farklı kadının yaşamına ilişkin kapsamlı belge çalışmaları gerçekleştirdi. Dernek, bu araştırmalar doğrultusunda sergiler düzenledi; sözlü tarih, arşiv ve bellek temelli yayınlar üreterek toplumsal hafızaya önemli katkılar sundu.

Toplantıda, KÖDER’in ürettiği bu değerli içeriklerin uluslararası mecralara taşınması, akademik yayınlara dönüştürülmesi ve dijital platformlarda daha görünür hale getirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

Ünlü Belgesel Yönetmeni Ertuğrul Karslıoğlu’ndan Destek Mesajı

Toplantıya çevrim içi olarak katılan belgesel yönetmeni Ertuğrul Karslıoğlu, KÖDER’in çalışmalarına ilişkin sunumu dinledikten sonra derneğe festival ve yarışmalara katılım yönünde öneriler sundu.

Karslıoğlu, özellikle belgesel anlatı formunun, kadın hafızasını görünür kılmada güçlü bir araç olduğuna dikkat çekerek, üretilen içeriklerin ulusal ve uluslararası film festivallerinde değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Derneğe bu süreçte destek vermeye hazır olduğunu ifade etti.

Görüşmede ayrıca, Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi ile KÖDER arasında ortak projeler, belgesel üretimleri, arşiv çalışmaları ve uluslararası akademik etkinlikler düzenlenmesi yönünde ileriye dönük iş birliği perspektifi üzerinde duruldu.

Toplantı, akademi ile sivil toplum arasında kurulan güçlü bağın, kültürel hafızanın korunması ve kadın temsili çalışmalarının uluslararası düzeyde görünürlük kazanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.